Arif Özsağır’ın rektör olarak atandığı günden sonra hemen hemen her alanda yıkıma uğrayan Gaziantep Üniversitesi, kendi enerjisini üreten üniversiteler, en iyi 35 devlet üniversitesi ve en iyi hukuk ve tıp fakültelerine sahip üniversiteler içerisinde yer almadı.

Gaziantep Üniversitesi yıkım ve hüsran yaşamaya devam ediyor. Arif Özsağır’ın rektör olarak atanmasından sonra 50 yıllık tüm birikim ve saygınlığını kaybeden üniversite, son 4 yılda açıklanan listelerin neredeyse hiçbirinde yer almıyor.

KENDİ ENERJİSİNİ ÜRETEN ÜNİVERSİTELER İÇERİSİNDE YOKUZ: Hafta içerisinde Yüksek Öğretim Kurumu(YÖK)’nun sitesinde, kendi enerjisini üreten üniversitelerin isminin yer aldığı bir haber yayınlandı. Söz konusu haberde, Dokuz Eylül Üniversitesi, Harran Üniversitesi, İnönü Üniversitesi, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, Bayburt Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Iğdır Üniversitesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Amasya Üniversitesi, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve Gaziantep’ten Hasan Kalyoncu Üniversitesi(HKÜ) yer aldı.

HKÜ, ENERJİ İHTİYACININ YÜZDE 51’İNİ KARŞILIYOR

Haberde, yaklaşık 15 yıllık bir geçmişe sahip olan Gaziantep’in vakıf üniversitelerinden birisi olan Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin, üniversite binalarının çatılarına ve araziye kurduğu 2MW gücünde güneş enerji sistemleriyle üniversitenin enerji ihtiyacının yüzde 51’ini karşıladığı, fazla üretilen enerjinin ise “Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik” kapsamında belirlenen ücret karşılığında Gaziantep’teki elektrik dağıtım şirketine satarak gelirine katkıda bulunduğuna dikkat çekildi.

EN İYİ DEVLET, HUKUK VE TIP FAKÜLTESİ OLAN ÜNİVERSİTELER ARASINDA DA YOKUZ

GAÜN, sadece kendi enerjisini üreten üniversitelerin arasında değil, en iyi 35 devlet üniversitesi, en iyi hukuk ve tıp fakültelerine sahip üniversiteler arasında da yer almadı.

ORTADA BÖYLE GERÇEKLER VARKEN…

Ortada böyle gerçekler varken, rektör Özsağır’ın 4 yıl gibi kısa bir süre içerisinde üniversiteyi yıkıma uğrattığı herkes tarafından bilinirken, bu yıkımın sebebi olan kişinin Ankara’ya gidip, yeniden atanmak için kapı kapı dolaşması, kentte tepkilere neden oluyor.