HDP Gaziantep İl Örgütü, yayınladığı basın açıklaması ile 1 Mayıs’ kutladı.

COVID – 19 salgınından korunmak için toplu olarak meydanlarda kutlayamamanın üzüntüsünü yaşıyoruz denilen açıklama da, şu ifadelere yer verildi:
‘’BİZ işçiler, kamu emekçileri, mühendisler, hekimler, kadınlar ,gençler, emekliler, devrimciler, sosyalistler… Biz Türkiye halkları...
Bizlerin 1 Mayıs’ta söyleyecek sözü, büyüteceği bir umudu var.
Bizler öncelikle bu yıl tüm dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan COVID – 19 salgınından korunmak için toplu olarak meydanlarda kutlayamamanın üzüntüsünü yaşıyor ve binlerce insanın hayata veda etmesine neden olan salgının tez zamanda başka hayatların son bulmadan bitmesini temenni ederiz.
İçinde bulunduğumuz toplumsal hastalık olan salgının faturası yine emekçilere ve işçilere kesilmek istenmektedir. Corono virüs salgının ilerlediği her geçen gün ülkemizin içerisinde bulunduğu sermayeci tekçi yönetim anlayışı bir kez daha yönetemediğini göstermektedir. Fakat yönetmedikleri bu süreçten tekçi ve sermayeci anlayışlarından vazgeçmek yerine maalesef ki kendi becerisizliklerinin ve yanlışlarının faturasını yine biz emekçi ve işçi halklara kesmek istiyorlar.
Mevcut siyasal hükümet geçtiğimiz şu zor günlerde corono virüse karşı aldığı önlemler karşısında işçi ve emekçi sınıfına insanca bir yaşamı tanımadığını bir kez daha gözler önüne sergilemiştir. İşçinin sağlıksız koşullarda çalıştırılması, işten çıkartılması ,işçilerin ücretsiz izne çıkartılmasını görmezden gelmekte ve sırf kamuoyunun gözünü boyamak adına açlık sınırının dahi çok çok altında olan kısa çalışma ödeneğini bir lütuf gibi sunarak vermeyi işçi hakkını korumak olarak göstermektedir. İktidar, işçi sağlını esas almayarak sokağa çıkma yasağında dahi işçiyi çalıştırarak işçinin sağlığını hiçe sayarak işçiyi ölüme terk edip sermayeci bir iktidar olduğunu göstermiştir. Biz emekçiler işçiler bu durumu kabul etmiyor insanca yaşamak için mücadelemizi her geçen gün büyüteceğiz.
Bizler ;

1. Küçük bir azınlık için değil, bir avuç patron ve yandaş sermaye için değil, halkın emekçi çoğunluğu için yaşanabilir bir memleket ,
2. Ekonomik krizin faturasını işçinin ve emekçinin ödediği değil de krizin sorumlularının ödenmesini ,
3. Sermaye ve iktidar sahiplerinin çıkarları doğrultusunda, hukuksuz ve keyfi bir biçimde yönetilen bir ülke yerine çoğulculuğun esas alındığı bir yönetim ,
4. İşçi sınıfı başta olmak üzere halkın yüzde 99’u insanca, özgürce, kardeşçe yaşasın ,
5. Ülkenin birikimlerinin varlık fonu adı altında talan edildiği, işsizlik fonunun patronlara, bankalara peşkeş çekildiği, kıdem tazminatımıza bile göz konulduğu bir iktidar anlayışını değil. Herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işi olsun ,
6. Ölümüne çalıştırıldığımız işyerleri, açlık ve yoksulluk sınırının altında ücretler, taşeron köleliği, güvencesizlik değil, çalışırken ölmeyelim, insanca yaşayabilelim ,
7. Kanun hükmünde kararnamelerle on binlerce kişinin ihraç edildiği, hapishaneleri muhaliflerle, akademisyenlerle, gazetecilerle, siyasetçilerle dolu, devletin kendi hukukuna, kurallarına bile uymadığı, “hukuk devleti” ile bağdaşmayan, demokrasiden uzaklaşmış, siyasi gerekçeli her türlü cezalandırma son bulsun, devlet kendi kurallarına ve hukukuna uysun ,
8. Sadece tek kişinin konuşup milyonların alkışlamak zorunda olduğu bir anlayışın yerine özgürlük olsun; düşünmek, konuşmak, yazmak, çizmek, itiraz etmek özgür olsun ,
9. Emekçilerin bir bölümünün diğer bölümüne karşı kışkırtıldığı, ülkeyi yönetenler ve kontrolündeki medya tarafından hedef gösterildiği, düşmanlaştırıldığı, göçmen işçilerin yok sayıldığı, savaş ve baskı politikalarıyla yönetilen bir ülke yerine kimse cinsiyetinden, kimliğinden, inancından dolayı ikinci sınıf yurttaş olmasın; biz memleket isteriz eşit yurttaşlık, barış ve kardeşlik hakim olsun İSTİYORUZ.
Bizler, bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini yaratanlarız; bizler yaşamı var edenleriz; bizler bugün baskıcı ve akıldışı bir rejimin harap ettiği memleketimizi ve demokrasiyi yeniden kuracak olan emekçileriz.
Emperyalist kapitalist sistemin, faşizmin ve her türden gericiliğin, savaşlarla, ekonomik krizlerle, ekolojik felaketlerle yıkıma sürüklediği dünyayı, savaşsız ve sömürüsüz bir dünyaya dönüştürecek olan bizleriz.
Baharın en güzelini örgütleyecek olan, istibdadı yıkıp hürriyeti kuracak olan, demokrasiye gerçek anlamını kazandıracak olan, mutlu bir hayatı filizlendirecek olanlarız. Bizlerin talepleri memleketin ve çocuklarımızın insanca onurluca yaşayacağı günlerin teminatıdır. İktidarı bir kez daha taleplerimizin yerine getirilmesi için biran önce adım atmaya davet ediyoruz. Bu memleket ‘’BEN ‘’ ile değil , ‘’BİZ ‘’ ile yönetilir.
Bizler, bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üretenler olarak, ülkenin dört bir yanında olduğu gibi ANTEP ’te de 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Gününde umudumuz ve hasretimiz olan memleketin resmini çizeceğiz. Emeğimize, ekmeğimize, işimize, geleceğimize ve memleketimize sahip çıkararak, barış içinde savaşsız sömürüsüz bir dünyada yaşama ve yaşatma umudumuzu 1 Mayıs ‘ta yükselteceğiz. 1 Mayıs Birlik Mücadele ve Dayanışma günümüzü taleplerimizle, rengârenk bayraklarımızla, türkülerimizle, halaylarımızla, karanfillerimizle tek yürek olarak, en coşkulu biçimde kutlamak istiyoruz.
Bu yıl salgın tehlikesine karşın alanlarda toplu bir şekilde 1 MAYIS ‘ı kutlayamamaktayız. Bu yıl ki etkinlikleri ve kutlamaları evlerimizden her yıl ki coşku ve moralle evlerimizden yapacağız. 1 MAYIS günü evlerimizin balkonlarından ,pencerelerinden kırmızı flamalarımızı asacağız ve saat 21.00’da ışık söndürme ve alkış etkinliği ile taçlandırarak 1 MAYIS’ı evlerimizden kutlayacağız.
Emeğin ve alınterinin baharını örgütleyecek olan mücadelemizle, işçi sınıfının ve emekçi halklarımızın birliğinden gelen gücümüzle, dayanışma ruhumuzla; ekmek, gül ve hürriyet günlerine olan inancımızla, sağlıklı günlerde hep birlikte olmak dileğimizle ,HAYDİ 1 MAYIS’A!